|
Kapak Konusu:
1979'dan 2009'a Dünyada Yaşanan Önemli Gelişmeler Afganistan’ın işgali, İran-Irak Savaşı, komünizmin yıkılması, Halley kuyruklu yıldızının geçişi, 11 Eylül saldırıları, internetin keşfi, Katrina kasırgası, Darwinizm’in yıkılışı, küresel ekonomik kriz ve son 30 yılda gerçekleşen daha birçok büyük olay...
İlk bakışta birbiriyle bağlantısız gibi gözüken bu gelişmeler, aslında yaklaşmakta olan müjdeli bir dönemin alametlerinden yalnızca birkaçıdır.
Bu önemli gelişmeleri kronojik bir sıra ile düzenlediğimiz yazımızı okuduğunuzda, Peygamberimiz (sav)’in müjdesinin ne kadar yaklaşmış olduğunu bir kez daha anlayacaksınız.
Peygamberimiz (sav), hadislerinde ahir zamanın alametlerini Allah’ın izniyle son derece detaylı bir biçimde anlatmıştır. Bu hadislerde bildirilen alametlerden biri de, “ahir zamanda insanları hayrete düşürecek çok büyük olayların meydana gelecek olması”dır. Özellikle son 30 yıldır dünyada yaşanan olaylar dikkatli bir biçimde analiz edildiğinde, Peygamber Efendimiz (sav)’in 1400 yıl önce aktardığı bu ahir zaman alametinin de gerçekleştiği görülmektedir. (En doğrusunu Allah bilir.)
Devamı için tıklayınız.

Dengemizi Nasıl Sağlarız? Bizi dengede tutan eşsiz bir sistem vardır. Rahatlıkla kalkıp yürür, saatlerce ayakta durabilir, koşabilir ve hiçbir zaman boşlukta hareket ediyor hissini yaşamayız. Adımlarımız sağlam ve dengelidir. Bizim için son derece olağan olan bu özelliğimiz, aslında pek çok unsurun mükemmel bir hassasiyetle bir arada bulunmasının bir sonucudur.
Sahip olduğumuz ve yaşamımızı kolaylaştıran mucizevi denge sisteminin anahtarı, uzayda kapladığımız yerin algılanmasıdır. Denge sistemi, beynimize, vücudun uzay içinde nerede olduğunu, pozisyonunu, yönünü, hangi yönde hareket ettiğini, döndüğünü mü yoksa sabit durumda mı olduğunu bildirir. Dengeyi sağlayan bu algı ise, beynimize üç kaynaktan gelen verilerin değerlendirilmesiyle sağlanmaktadır. Gözlerden, kaslardan ve iç kulaktan oluşan duyu reseptörlerinde toplanan veriler, sinir uyarıları olarak beyne iletilir. Bu şekilde de denge sağlanmış olur.
Devamı için tıklayınız.

Akrebin Üstün Donanımlı Bilgisayar Sistemi Çölde yaşayan kum akrepleri, küçük hayvanlar için en tehlikeli düşmanlardandır. Bu akrep türünün gözleri hemen hemen hiç görmez. Buna rağmen geceleri avlarının yerini büyük bir ustalıkla belirleyebilirler. İşte “Akrep bu kusursuz yer belirleme işlemini nasıl başarır?” sorusuna cevap arayan bilim adamları, muazzam bir sistemle karşılaşmışlardır.
“O Allah ki, yaratandır, (en güzel bir biçimde) kusursuzca var edendir, “şekil ve suret” verendir. En güzel isimler O’nundur. Göklerde ve yerde olanların tümü O’nu tesbih etmektedir. O, Aziz, Hakimdir.” (Haşr Suresi, 24)
Bir bilgisayar ağında merkezi bilgisayar, gelen verilere göre dalgaların kaynağını ve mesafesini tespit eder, ardından da yapılması gerekeni ağdaki tüm bilgisayarlara bildirir. İşte akrep de avının yerini belirlemede donanımlı bilgisayarlarla karşılaştırabilecek bu sistemi kullanır. Akrepteki merkezi bilgisayar sistemi avının yaydığı titreşim ve rayleigh dalgalarını (Hava-zemin ara yüzeyinde üretilen yüzey dalgaları rayleigh olarak bilinir ) kullanarak onun yerini kolaylıkla belirler. Bu algılama sistemi için Yüce Allah akrepte çok özel bir sistem yaratmıştır. Şimdi Yüce Rabbimiz'in benzersiz yaratma sanatının delillerinden olan bu üstün algılama sistemini inceleyelim.
Devamı için tıklayınız.

Kuran Bilgisi: İlmi Mercek Sayı 54 Rum Suresi Kuran-ı Kerim'in 30. suresidir ve 60 ayetten oluşmaktadır. Sure adını, başlangıç ayetlerinde geçen Rum ordularından almıştır.
Rum ordularının yenildiklerini anlatan ayetle başlayan sure, orduların yenilgilerinden sonra Allah'ın yardımıyla tekrar yeneceklerini, bu durumun mü'minleri sevindireceğini haber veren ayetlerle şu şekilde devam eder:
Rum (orduları) yenilgiye uğradı. Yakın bir yerde. Ama onlar, yenilgilerinden sonra yeneceklerdir. Birkaç yıl içinde. Bundan önce de, sonra da emir Allah'ındır. Ve o gün mü'minler sevineceklerdir. (Rum Suresi, 2-4)
Rabbimiz devam eden ayetlerde yeryüzüne gelmiş geçmiş, kendilerinden daha güçlü kavimlerin, elçilerle ve açık delillerle uyarıldığını ancak kendi nefislerine zulmettiklerini haber verir:
Yeryüzünde gezip dolaşmıyorlar mı? Böylece kendilerinden öncekilerin nasıl bir sona uğradıklarını görsünler. Onlar, güç bakımından kendilerinden daha üstün idiler, toprağı alt-üst etmişler (ekmişler, madenler, sular arayıp çıkarmışlar) ve onu, kendilerinin imar ettiğinden daha çok imar etmişlerdi. Elçileri de, onlara açık delillerle gelmişti. Demek ki Allah onlara zulmetmiyordu, ancak onlar kendi nefislerine zulmediyorlardı. (Rum Suresi, 9)
Devamı için tıklayınız.

Bir Ayet Bir Açıklama: Nahl Suresi, 53 Şükür, her şeyin Allah'tan geldiğini bilen bir insanın Allah'a olan sevgisini, teşekkürünü gösteren bir ibadettir. Gün içinde yaratıcımız olan Rabbimiz'e şükretmemiz için çok fazla sebep vardır.
Uyuduğunuz uykunuzdan sizi uyandırıp, tekrar can veren Allah'tır.
Sabah uyandığınızda nefes alabileceğiniz bir hava var eden Allah'tır.
Uyandığınızda görmenizi sağlayan, ışığa sebep olan Güneş’i yaratan Allah'tır.
Aciz bir şekilde kalktığınızda temizlenmenizi sağlayan suyu, sabunu, diş macununu yaratan Allah'tır.
Güne güçlü bir enerji ile başlamanıza yarayacak temiz ve faydalı besinleri yaratan, bunları bedeninize faydalı hale getiren Allah'tır.
İşinize kısa zamanda varmanızı sağlayan araba, otobüs, taksi, vapur gibi vasıtaları yaratan Allah'tır.
Devamı için tıklayınız.

Bu Sayıdaki Diğer Makaleler
|