Sık Kullanılanlara Ekle Dergi Aboneliği Site Üyeliği Bize Ulaşın
 
Ana Sayfa Makaleler Eski Sayılar
Site Hakkında
 
 
İlmi Mercek Son Sayı

İlmi Mercek Sayı 54

İlmi Mercek Dergisi'nin Aralık 2008 sayısını buradan download edebilirsiniz.

PDF Download


Kategoriler
Ahir Zaman & Mehdi
Batıl Felsefeler
Bitki Dünyası
Cahiliye Toplumu
Çocuklar İçin
Darwinizm İdeolojisi
Dinlerin Kardeşliği
Doğadaki Yaratılış
Dünyamız
Evrendeki Mucizeler
Evrim Teorisinin Çöküşü
Gerçek Milliyetçilik
Harun Yahya Hakkında
Hayvanlar Alemi
Hazreti İsa Gelecek
İslamın Yükselişi
İslam Terörü Lanetler
Kuran Ahlakı
Kuran Bilgisi
Kuran Mucizeleri
Maddenin Ardındaki Sır
Masonluğun Sırları
Mikrodünya Mucizesi
Milli Strateji
Peygamberler Tarihi
Tarih
Tefekkür Konuları
Vücudumuzdaki Mucizeler
Yahudilik

Tavsiye Edilen Kitaplar
Mehdi ve Altınçağ İslam Ahlakının Dünya Hakimiyeti
Canlılardaki Fedakarlık ve Akılcı Davranışlar
Kolaylık Dini İslam
Vücut Elektriği Mucizesi
Makaleler 2
Gerçekler 2

Tavsiye Edilen Belgeseller
Doğal Afetler Ahir Zaman Habercisi mi?
Ahir Zaman ve Mehdi
Bediüzzaman Said Nursi'nin Dilinden Ahir Zaman
Kıyamet Günü
Canlılarda Sevgi ve Dayanışma
Medyen ve Eyke Halklarının Helakı

Tavsiye Edilen Linkler
insanmucizesi.com
psikolojiksavas.net
kiyametalametleri.com
darwinnedenyanildi.com
dunyadanyankilar.com
atomevrimiyalanliyor.co..

harunyahya.net

online-arama.com
 

Kapak Konusu:
1979'dan 2009'a Dünyada Yaşanan Önemli Gelişmeler

Afganistan’ın işgali, İran-Irak Savaşı, komünizmin yıkılması, Halley kuyruklu yıldızının geçişi, 11 Eylül saldırıları, internetin keşfi, Katrina kasırgası, Darwinizm’in yıkılışı, küresel ekonomik kriz ve son 30 yılda gerçekleşen daha birçok büyük olay...

İlk bakışta birbiriyle bağlantısız gibi gözüken bu gelişmeler, aslında yaklaşmakta olan müjdeli bir dönemin alametlerinden yalnızca birkaçıdır.
Bu önemli gelişmeleri kronojik bir sıra ile düzenlediğimiz yazımızı okuduğunuzda, Peygamberimiz (sav)’in müjdesinin ne kadar yaklaşmış olduğunu bir kez daha anlayacaksınız.

Peygamberimiz (sav), hadislerinde ahir zamanın alametlerini Allah’ın izniyle son derece detaylı bir biçimde anlatmıştır. Bu hadislerde bildirilen alametlerden biri de, “ahir zamanda insanları hayrete düşürecek çok büyük olayların meydana gelecek olması”dır. Özellikle son 30 yıldır dünyada yaşanan olaylar dikkatli bir biçimde analiz edildiğinde, Peygamber Efendimiz (sav)’in 1400 yıl önce aktardığı bu ahir zaman alametinin de gerçekleştiği görülmektedir. (En doğrusunu Allah bilir.)

Devamı için tıklayınız.

İşitme Sistemimizdeki Yankılanmama Mucizesi

İşitme, yüzlerce mucizenin biraraya gelmesi ile oluşmaktadır. Bunların en çarpıcı olanı ise belki de aklımıza hiç gelmeyen, seslerin "yankılanmama" mucizesidir.

Günlük hayatımızdaki konuşmalarımızın çoğunluğu kapalı ortamlarda gerçekleşir. Evde, iş yerinde, taşıtlarda konuşuruz, sohbet ederiz. Bu alanların çevresi kapalı olduğu için insan sesleri, bu ortamlardaki radyo, televizyon gibi cihazlardan çıkan her türlü ses çevredeki cisimlere çarpar ve yankılanır. Dolayısıyla orijinal sesten hemen sonra oluşan bu sesin duvar, tavan, taşıt kapısı gibi nesnelere çarparak geri dönmesi yani yankısının da duyulması gerekir.

Çünkü işitme sistemimiz orijinal seslere uyguladığı işlemleri "yankı sesler" için de tekrar eder. "Yankı sesler" de dış kulak yolunu geçer, kulak zarını titreştirir. Orta kulak kemiklerini aşarak, iç kulakta elektrik uyaranına dönüşür. Kısacası orijinal ses gibi "yankı ses"de işitme yollarını kat eder. İşitme siniriyle yola çıkar.

Devamı için tıklayınız.

Stonehenge'in 5000 Yıl Önce Nasıl İnşa Edildiği Aydınlandı

İngiliz televizyon kanalı BBC’de İngiltere’de bulunan Stonehenge isimli yapıt hakkında önemli bir haber yapıldı. Haberin içeriği Sayın Adnan Oktar’ın, ilk baskısı Aralık 2005 tarihinde yapılan “Tarihi Bir Yalan: Kabataş Devri” kitabında yer verdiği Stonehenge hakkındaki tespitlerini tam iki yıl sonra teyit eder nitelikteydi.

BBC’de yayınlanan habere göre; Sayın Adnan Oktar’ın da eserlerinde sıkça vurguladığı gibi, insanlar tarihin her döneminde insanca yaşamış, dönemin koşullarını en iyi şekilde değerlendirerek medeni bir yaşam sürmüşlerdi.

Geçmiş medeniyetlere dair buluntular, evrim teorisinin "ilkelden medeniyete doğru ilerleme" iddialarını geçersiz kılmaktadır. Tarihin akışını incelediğimizde karşımıza çıkan gerçek, insanın her zaman günümüz insanıyla aynı zekaya ve üretici özelliklere sahip olduğudur. Yüz binlerce yıl önce yaşamış insanların ürettikleri eserler ve geride bıraktıkları izler, evrimci iddialardan bambaşka manalar taşır. Bu izleri incelediğimizde görürüz ki, geçmişte yaşamış insanlar da, zekalarıyla, yetenekleriyle yaşadıkları her çağda yeni keşifler yapmışlar, ihtiyaçlarını karşılamışlar ve kendi uygarlıklarını inşa etmişlerdir.

Devamı için tıklayınız.

Kuran Bilgisi: İlmi Mercek Sayı 54

Rum Suresi Kuran-ı Kerim'in 30. suresidir ve 60 ayetten oluşmaktadır. Sure adını, başlangıç ayetlerinde geçen Rum ordularından almıştır.

Rum ordularının yenildiklerini anlatan ayetle başlayan sure, orduların yenilgilerinden sonra Allah'ın yardımıyla tekrar yeneceklerini, bu durumun mü'minleri sevindireceğini haber veren ayetlerle şu şekilde devam eder:

Rum (orduları) yenilgiye uğradı. Yakın bir yerde. Ama onlar, yenilgilerinden sonra yeneceklerdir. Birkaç yıl içinde. Bundan önce de, sonra da emir Allah'ındır. Ve o gün mü'minler sevineceklerdir. (Rum Suresi, 2-4)

Rabbimiz devam eden ayetlerde yeryüzüne gelmiş geçmiş, kendilerinden daha güçlü kavimlerin, elçilerle ve açık delillerle uyarıldığını ancak kendi nefislerine zulmettiklerini haber verir:

Yeryüzünde gezip dolaşmıyorlar mı? Böylece kendilerinden öncekilerin nasıl bir sona uğradıklarını görsünler. Onlar, güç bakımından kendilerinden daha üstün idiler, toprağı alt-üst etmişler (ekmişler, madenler, sular arayıp çıkarmışlar) ve onu, kendilerinin imar ettiğinden daha çok imar etmişlerdi. Elçileri de, onlara açık delillerle gelmişti. Demek ki Allah onlara zulmetmiyordu, ancak onlar kendi nefislerine zulmediyorlardı. (Rum Suresi, 9)

Devamı için tıklayınız.

Vücudumuzda Yorulmadan Çalışan Tek Kas: Kalp Kasındaki Mucize

Vücudumuz sürekli yorulma halindedir. Spor yapma, araba kullanma, temizlik, alışveriş, yürüme, koşma, merdiven çıkma, yemek yeme gibi gün içindeki tüm hareketler fiziksel olarak yorulmamıza sebep olur. Oluşan bu kas yorgunluğunun giderilmesi için bir süre dinlenilmesi, hareketsiz kalınması gerekir. Ancak siz oturduğunuz hatta uyuduğunuz zaman bile asla durmayan bir kasınız vardır. Ve o hiçbir zaman yorulmaz. Yaratıldığı ilk andan ölümünüze kadar da hiç durmayacak, yorulmayacaktır. Bu kas, kalbinizdir.

Kalp hiçbir zaman yorgunluk çekmeyen özel kaslardan oluşmuştur. Size yorgunluk veren hareketleri yaparken, kalp kaslarınız da yorulsaydı temizlik yapmak, spor yapmak, merdiven çıkmak, spor yapmak önemli günlük işlerden hiçbirini yapamaz, daha harekete başlamadan rahatsızlanırdınız. Ancak böyle bir şey, istisnai hastalıklar dışında, asla gerçekleşmez. Çünkü Allah kalp kaslarına yorulmama özelliği vererek kulları üzerindeki sonsuz merhametini tecelli ettirmektedir.

Devamı için tıklayınız.

Bu Sayıdaki Diğer Makaleler

Bir Ayet Bir Açıklama: Nahl Suresi, 53
Canlı Aleminde Görülmemiş Bir Yöntemle Yavrularını Koruyan Splash Tetra Balıkları
Tek Bir Tuz Tanesi Bile Allah'ın Varlığını Görebilmek İçin Yeterlidir
3 Boyutlu Görmenin Önemi
Akrebin Üstün Donanımlı Bilgisayar Sistemi
Darwinist Neleri Düşünmez?: İlmi Mercek 54
Allah Yalanın Her Türünü Haram Kılmıştır
Dengemizi Nasıl Sağlarız?
İmani Ciddiyetle Düşünmek
Deniz Suyunun Ekosistem Üzerindeki Etikisi
Şeytanın Aldatmacası: Telaş
   
 

 

 
İlmi Mercek Geçen Sayı

İlmi Mercek Sayı 53

İlmi Mercek Dergisi'nin Kasım 2008 sayısını buradan download edebilirsiniz.

PDF Download


netcevap.org
 

Geçen Sayının Kapak Konusu:
Dünya Ekonomisindeki Kriz Ahir Zaman Alametlerinden Biri Olabilir Mi?

Geçtiğimiz Ekim ayının başı, başta ABD’de olmak üzere dünya ekonomisinde uzun süredir sinyal veren tarihi bir krizin başlangıcı oldu. Bazı uzmanlarca krizin 1929 yılında yaşanan ve 1930’lu yıllar boyunca devam eden ekonomik buhranı bile gölgede bırakabileceği öngörüldü.

Ancak birçok ülkeyi ortak kararlar alıp tedbir uygulamaya yönelten bu krizin ekonomik yönünün dışında önemli bir özelliği daha var. Bu kriz, önümüzdeki dönemde dünya tarihinde gerçekleşecek önemli olayların bir işareti olabilir. (En doğrusunu Allah bilir.)

Peygamber Efendimiz (sav)’in de hadislerinde bildirdiği ekonomik sıkıntılar, içinde yaşadığımız dönemde ard arda gerçekleşen ahir zaman alametlerinden biridir.

"Artık onlar, kıyamet-saatinin kendilerine apansız gelmesinden başkasını mı gözlüyorlar? İşte Onun İşaretleri Gelmiştir. Fakat kendilerine geldikten sonra öğüt alıp-düşünmeleri onlara neyi sağlar?" (Muhammed Suresi, 18)

Peygamber Efendimiz (sav)’in hadislerinde kıyamete yakın bir zamanda yaşanacak olan ahir zaman hakkında çok detaylı bilgiler ve işaretler yer almaktadır. Peygamberimiz (sav)’in verdiği bilgilere göre, bu dönemde –birbiri ardınca olmak üzere- pek çok önemli olay gerçekleşecektir. Fitnelerin çoğalması, haramların helal sayılması, dünyayı karışıklık ve kargaşanın kaplaması, İran-Irak Savaşı ve Afganistan'in işgali hadislerde bildirilen ve günümüze kadar gerçekleşen alametlerden bazılarıdır.

Devamı için tıklayınız.

Bitki Dünyası: Bitkilerde Yaprak Dökümü Nasıl Gerçekleşir?

Bitkiler için, özellikle de besin üretiminin yapıldığı yapraklar için güneş ışığı çok önemlidir. Sonbaharın gelmesiyle birlikte havalar soğumaya, gündüzler kısalmaya başlar ve Dünya’ya gelen güneş ışığında azalma meydana gelir. Bu azalma, bitkilerde bazı değişikliklere sebep olur ve yapraklarda “yaşlanma programı” olarak da nitelendirebileceğimiz yaprak dökümü başlar.

Yaprak dökümü ağaçlar için bir zorunluluktur. Çünkü soğuk havalarda topraktaki su gitgide katılaşır ve ağaç köklerinin suyu emebilmesi zorlaşır. Buna karşın, yapraklardaki terleme havanın soğumasına rağmen devam etmektedir. Suyun azaldığı bir dönemde sürekli terleme yapan yapraklar, bitki için fazlalık olmaya başlamıştır. Zaten, yaprakların hücreleri soğuk kış günlerinde don ile karşılaşıp parçalanacaktır. Bu yüzden ağaçlar, erken davranıp kış gelmeden yapraklarını dökerler, böylece zaten kısıtlı olan su rezervlerini boş yere kullanmamış olurlar.

Devamı için tıklayınız.

 

İlmi Mercek Dergisi © 2005
Bu sitede yayınlanan tüm çalışmaları, siteyi referans göstermek koşulu ile,
telif hakkı ödemeksizin kopyalayabilir, çoğaltabilir ve dağıtabilirsiniz.