İlmi Mercek Sayı 99 - Eylül 2012
İslam Dünyası'nda Geçen Ay: İlmi Mercek Sayı 99
Obama: İslam Milli Dokumuzun Parçası
ABD Başkanı Barack Obama, Ramazan mesajını yayınladı. "Amerikan halkı, Michelle ve ben, Müslüman Amerikalılara ve dünyadaki Müslümanlara Ramazan ayının başında en sıcak dileklerimizi sunuyoruz" diyen Obama, Arap Baharı sonrasında Ortadoğu’da yaşanan değişime de atıfta bulundu.
İftarı Dört Gözle Bekliyorum
"ABD’deki bizler için Ramazan, İslam’ın milletimizin dokusunun bir parçası olduğunu ve kamu hizmetlerinden işletmelere, sağlık kurumlarından bilim ve sanata dek birçok alanda Müslüman Amerikalıların ülkemizin güçlenmesi ve hayatlarımızın zenginleşmesine sağladığı katkıyı hatırlatıyor. Ramazan’ın dünyadaki 1.5 milyar Müslüman için derin bir anlamı olmakla birlikte, bu ay aynı zamanda herkes için ortak insanlığımızın ve bütün inançlarda var olan adalete, eşitliğe ve merhamete bağlılığın da bir hatırlatıcısı. Bu ruhla, Amerika’daki ve dünyanın dört bir yanındaki Müslümanlara kutlu bir ay diliyor, Beyaz Saray’da bir kez daha bir iftar yemeğine evsahipliği yapmayı dört gözle bekliyorum. Ramazan kerim..."
www.hurriyet.com.tr
www.islamadonus.com
Devam >>
Evrim Teorisinin Çöküşü
Evrimcileri Korkutan Fosiller Yaratılışın En Büyük Delillerindendir
www.adnanoktarkimdir.com
“De ki: “Hak geldi, batıl yok oldu. Hiç şüphesiz batıl yok olucudur.”” (İsra Suresi, 81)
Son zamanlarda evrimciler sıkı sıkıya bağlı oldukları evrim teorisinin yıkılması nedeniyle çaresizliklerini açıkça ortaya koyan ifadeler ve davranışlar sergilemektedirler. Yaratılış Atlası’nın tüm dünyada oluşturduğu şokun yanısıra çeşitli yerlerde düzenlenen fosil sergilerine halkımızın gösterdiği yüksek ilgi Darwinizm’in bir daha geri dönüşü olmayacak şekilde, güçlü bir yıkım darbesi aldığını açıkça ortaya koymaktadır. Tarihin en büyük bilim sahtekarlığını desteklemiş olmanın utancını yaşayan evrimciler önce sessizleşmiş, savunma güçlerini, şevklerini kaybetmişlerdir. Ancak daha sonra sahte bir teoriye ömürlerini harcamış olmanın yıkılmışlığını yaşamaya başlamışlar ve son bir gayretle kaybettikleri itibarlarını kurtarmak için demokrasi, düşünce ve inanç özgürlüğü gibi temel insani hakları umursamaz hale gelerek evrim teorisini çökerten fosil sergilerinin yasaklanması için çaresiz bir gayret içine girmişlerdir. Yaşadıkları paniğin şiddetinden, evrim teorisini sorgulamayı, eleştirmeyi, hatta bu teoriye şüpheyle bakmayı dahi yasaklamaya yeltenmişlerdir. Senelerce sözde bilimsellik kisvesine bürünen Darwinistler, gerçek yüzlerini göstermeye başlamışlar ve evrim teorisine, körü körüne bağlı olduklarını göstererek dogmatik düşüncenin en uç örneğini sergilemişlerdir.
www.yasayanfosiller.com
Devam >>
Evrim Teorisinin Çöküşü
www.yasayanfosiller.com
Fok Kafatası
Yaş: 48 milyon yıllık
Dönem: Eosen
Bulunduğu Yer: Guang Xi, Çin
Foklar, büyük göz çukurlarına ve özel bir burun sistemine sahip canlılardır. Bu canlının 48 milyon yıl önceki haliyle günümüzdeki halinin aynı olduğunu, milyonlarca yıl boyunca hiç değişmediğini görmek, Yaratılış gerçeğini gösteren büyük bir delildir. Nitekim canlının fosili detaylı incelendiğinde, günümüzde var olan aynı fokların, 48 milyon yıl öncesinin ortamında bulunduğunu, 48 milyon yıl öncesinin denizlerinde var olduğunu görürüz. İşte bu ve bunun gibi sayısız delil, evrim teorisinin tarihin tozlu sayfalarına gömülmekte olduğunu belgelemektedir.
Devam >>
İman Hakikatleri ve Yaratılış Mucizesi
Kabuklu canlıların savunma mekanizmalarındaki akılcı örnekler nelerdir?
Bu canlıların yaratılışa delil oluşturan görme özellikleri hangi detaylardan oluşur?
Nautilus’un denizaltılara örnek olan dalma tekniği nasıldır?
Yeryüzü tabakaları ve fosil kayıtları incelendiğinde, yeryüzündeki canlı hayatının birdenbire ortaya çıktığı görülür. Kompleks canlıların fosillerine rastlanılan en derin yeryüzü tabakası, 520-530 milyon yıl yaşında olduğu hesaplanan “Kambriyen” tabakadır.
Kambriyen kayalıklarında bulunan fosiller; salyangozlar, trilobitler, süngerler, solucanlar, denizanaları, deniz yıldızları, yüzücü kabuklular, deniz zambakları gibi kompleks omurgasız türlerine aittir. İlginç olan, birbirinden çok farklı olan bu türlerin hepsinin bir anda ve hiçbir ataları olmaksızın ortaya çıkmalarıdır. Bu yüzden jeolojik literatürde bu mucizevi olay, “Kambriyen Patlaması” olarak anılır.
Bu tabakadaki canlıların çoğunda, günümüz örneklerinden hiçbir farkı olmayan, göz, solungaç, kan dolaşımı gibi kompleks sistemler, ileri fizyolojik yapılar bulunur. Üstelik bu canlılar her biri son derece gelişmiş özelliklerde ve kendi ihtiyaçlarına yönelik çeşitli sistemlere sahiptirler. Bu durum, evrim teorisinin canlıların ilkelden komplekse doğru geliştiği yönündeki iddiasını da açıkça geçersiz kılmaktadır. Bu canlıların Allah’ın detay sanatına örnek oluşturan ve tüm özellikleriyle evrim geçirmeden birdenbire yaratıldıklarını ispat eden bazı özellikleri şunlardır:
www.evrimyok.net
Devam >>
Harun Yahya ve Etkileri
Adnan Oktar Ne Demişti
Pkk, Marksist, Leninist, Stalinist Komünist Bir Örgütlenmedir
Vatan TV / 20 Aralık 2007
Adnan Oktar: PKK MARKSİST, LENİNİST, STALİNİST KOMÜNİST BİR ÖRGÜTLENMEDİR. Felsefi yapısı vardır. Felsefe ile bunu elde etmiştir. Felsefe propagandası ile bunu elde etmiştir. Buna karşı da tabi ki, teze karşı anti-tez ile karşılık verilir. Anti-komünist bir propaganda yapılması lazım. Anti-Stalinist, anti-Darwinist, anti-Marksist çalışma yapılması gerekir. Bu yapılmıyor.
Haberaktüel, 12 Temmuz 2008
Adnan Oktar: İddia edilen Ergenekon’un bir kolu da PKK’dır. PKK da terör örgütüdür. Fakat bunun üst yapısını ateist masonluk oluşturur. Yoksa bu tür örgütler hiçbir şekilde ne disiplinli olabilir, ne güçleri olur, ne de aktif görev alabilirler. Ancak böyle gizli, şeytani, organize güçlerin etkisiyle hareket edebilirler. Ateist masonluk, onları etkisiz hale getirmek istediklerinde lağveder ve etkisiz hale getirirler. Fakat ateist masonluğun Türkiye üzerindeki düşüncesi çok karanlıktır. Çünkü Türkiye adeta İslam’ın kalesidir. İslam’ın bayraktarı olan millet Türk milletidir. UZUN VADEDE BÜTÜN DÜNYAYA İSLAM AHLAKININ HÂKİMİYETİNE VESİLE OLACAĞINI ANLADIKLARI İÇİN TÜRKİYE’Yİ BÖLMEK, PARÇALAMAK VE KOMÜNİZMİN PENÇESİNE DÜŞÜRMEK İSTEDİLER. PKK HAREKETİ, CUMHURİYET TARİHİNİN EN BÜYÜK KOMÜNİST KALKIŞMASIDIR...
www.Adnanoktarnedemistineoldu.com
Devam >>
İman Hakikatleri ve Yaratılış Mucizesi
Derin Dalış Şampiyonu Balinalar
• Balinaların oksijen depolama kapasitesi ne kadardır?
• Balinalar dalış öncesinde nasıl hazırlık yaparlar?
• Balinaların kuyruk yüzgecinin yatay olmasının hikmeti nedir?
Çoğu canlının su altında kalmasını sınırlayan en temel faktör, beyin, kalp ve duyular gibi hayati organların oksijene olan ihtiyacıdır. Balinalar ise yaratılışlarındaki özel sistemlerle, bu engelin üstesinden en mükemmel şekilde gelirler. Balinalar; solunum organlarını, kalp enerjilerini ve kalp atışlarını yavaşlatabilmeleri; oksijen depolama kapasitelerini artırabilmeleri; oksijen akışını en çok ihtiyaç duyulan alana yöneltebilmeleri sebebiyle dalış şampiyonu olarak tanınırlar.
Memeli canlılar sürekli olarak nefes alıp vermek zorundadırlar ve bu nedenle de su onlar için pek uygun bir ortam değildir. Ancak bir deniz memelisi olan balinada, karada yaşayan pek çok hayvana oranla çok daha verimli bir nefes alma sistemiyle bu sorun çözülmüştür. İnsanlar soludukları havanın yalnızca %10-20’sini kullanırken, sperm balinaları %80-90’ını kullanırlar. Nefes almaları insanlardan sekiz kat daha güçlüdür. Bu sayede oldukça uzun aralıklarda nefes alma ihtiyacı duyarlar. Balinalardaki bu üstün donanımın tesadüflerle ya da zaman içinde kendi kendine gerçekleşmesi elbette ki mümkün değildir.
www.Kuranevrimiyalanliyor.com
Devam >>
İman Hakikatleri ve Yaratılış Mucizesi
DNA’nın Kendini Eşlemesi
Yüce Allah hücreleri bölünerek çoğalacak biçimde yaratmıştır. Öyle ki, insan vücudu başlangıçta tek bir hücre iken bu hücre bölünür ve sonuçta 2-4-8-16-32... oranında bir katlanmayla çoğalır. Peki bu bölünme işlemi sonucunda DNA’ya ne olur?
Hücrede tek bir DNA zinciri vardır. Halbuki yeni doğan hücrenin de bir DNA’ya ihtiyacı olacağı açıktır. Bu açığı gidermek için her aşaması ayrı bir mucize olan, bir seri işlem gerçekleşir. Sonuçta, hücrenin bölünmesinden kısa bir süre önce DNA’nın bir kopyası oluşturulur ve bu yeni hücreye aktarılır.
Hücrenin bölünmesi ile ilgili yapılan gözlemler hücrenin, bölünmeden önce belirli bir büyüklüğe ulaşmak zorunda olduğunu gösterir. Bu belirli büyüklük sınırını aştığı anda ise bölünme süreci kendiliğinden başlar. Hücrenin şekli bölünmeye uygun olarak yayvanlaşmaya başlarken, DNA da kendini eşlemeye başlar.
Bunun anlamı şudur: Hücre bir bütün olarak bölünmeye “karar vermekte” ve hücrenin içindeki farklı parçalar bu bölünme kararına uygun olarak davranmaya başlamaktadırlar. Hücrenin böylesine kollektif bir işi başaracak bilince sahip olmadığı açıktır. Bölünme işlemi, gizli bir emir ile başlar ve başta DNA olmak üzere hücrenin tümü buna göre hareket eder.
www.darwindnayibilseydi.com
Devam >>
Türk-İslam Birliği
Davutoğlu: Dünyayı Değiştireceğiz
Esad rejimini destekleyen ülkeleri eleştiren Davutoğlu “Zulm ile abad olunmaz, hangi güçler arkasında olursa olsun Esad yönetimi başarılı olamaz” dedi.
Suriye politikasını eleştirenlere “Biz tarihi doğru okuyoruz” diyen Davutoğlu, daha önce, Mısır, Tunus ve Yemen’de izlenen adalet ve insani değerler politikasının Suriye’de de izlendiğini söyledi.
“Hiçbir zaman bekle gör politikası takip etmeyeceğiz. Biz ne zulme sessiz kalırız, ne bekle gör politikası takip ederiz. Biz kendi özgün yolumuzu, kendi politikamızı seçtik. Onu izliyoruz” dedi.
Davutoğlu şöyle devam etti;
“Biz geçen asırda, yüz yıl önce, Trablus, Yemen, Balkan Savaşları’nda ne yaptıysak onu yapıyoruz. Bu halklarla aramıza hangi duvarları koyarlarsa koysunlar bunları tek tek yıkmaya kararlıyız. Zihinde bir ideal gönlünde bir hedef taşıyanlar başarılı olurlar. Eğer dünyayı değiştiremiyecekseniz, bir sesiniz olmayacaksa siyaset yapmanın da dış politikanın da anlamı yoktur.”
www.timeturk.com
Devam >>
İman Hakikatleri ve Yaratılış Mucizesi
Akbabaların koku duyuları neden güçlüdür?
Güvercinlerin güçlü koku alma duyularının bu canlılara sağladığı avantaj nedir?
Kivi kuşunu diğer kuşlardan ayıran koku alma duyusunun özelliği nedir?
Kutup bölgesinde yaşayan kuşların koku alma duyuları neden hayati önem taşır?
Günümüzden 30 sene kadar önce bilim çevrelerinde, kuşların hemen hiç koku almadıkları görüşü hakimdi. Ancak daha sonra bunun yanlış olduğu anlaşıldı. Araştırmalar, göreceli olarak küçük koku soğancıklarına sahip kuşların bile kokuları algıladıklarını gösterdi. Kuşlar, yiyecek ararlarken, yuvalarında kullanacakları malzemeleri seçerlerken, kendilerine yabancı olan uçsuz bucaksız araziler üzerinde gezerlerken koku alma duyularını kullanmaktadırlar. Allah’ın yaratmasının sonu yoktur, eşsiz ve mükemmeldir. Yüce Allah canlıların yaratılışlarında mucizeler olduğunu Kuran’daki bir ayetinde şöyle bildirir:
“Sizin yaratılışınızda ve türetip-yaydığı canlılarda kesin bilgiyle inanan bir kavim için ayetler vardır.” (Casiye Suresi, 4)
Devam >>
Kuran Ahlakı ve Derin Düşünmek
"...Tevbe etsinler diye oların tevbesini kabul etti. Şüphesiz Allah, (yalnızca) O, tevbeleri kabul edendir, esirgeyendir." (Tevbe Suresi, 118)
www.Kuraninmucizeleri.com
Devam >>
İman Hakikatleri ve Yaratılış Mucizesi
İMAN HAKİKATLERİ
Dünya genelindeki tüm okyanuslarda, ılıman bölgelerde özellikle de tropikallerde sığ alanlardan derin yerlere kadar denizlerdeki birçok canlı çeşitli şekillerde göç ederler.
Bunlardan bazıları zaman zaman gerçekleşen, bazıları ise sürekli olan göçlerdir.
• Bir balık koskoca okyanusta binlerce kilometrekarelik bir alanda yumurtlayacağı bölgeyi nasıl bulur?
• Balıkların yön bulma teknikleri nelerdir?
• Balıklar niçin göç ederler?
www.balikfosilleri.com
Karadaki tabiatın değişimi ile kıyaslandığında okyanus dalgaları ve gelgitin düzenli hareketlerinin sabit olduğu ve bunun da yön bulma konusunda güven verici olduğu düşünülebilir. Ancak denizlerin derin bölgelerinde durum böyle değildir, hareket ve değişim vardır. Hatta karadaki kadar fazla değişim söz konusudur. Üstelik bu değişimi görmek ve anlamak karadakine göre biraz daha zordur. Okyanustaki balıklar da bu zorluklara rağmen çeşitli amaçlara yönelik olarak göçlerini gerçekleştirirler.
Balıklar okyanuslar arası göç ederken yönlerini bulmak için birbirinden farklı birçok yöntemden faydalanırlar.
Devam >>
İman Hakikatleri ve Yaratılış Mucizesi
Termitlerin İlginç Savunma Taktikleri
‘Science’ dergisinde yayımlanan bir araştırmaya göre termit olarak adlandırılan beyaz karınca topluluklarını inceleyen bilim insanları, bir termit türünün kolonilerini savunmak amacıyla davetsiz misafirlere zarar veren kimyasal bir madde salgılayarak ‘patladıklarını’ ortaya çıkardı.
Belçika’nın başkenti Brüksel'deki Free Üniversitesi'nden Prof. Dr. Yves Roisin, yaşlandıkları için görevlerini yerine getiremeyen termitlerin, kolonilerinin savunmasında büyük rol oynadığını belirtti.
Devam >>
İman Hakikatleri ve Yaratılış Mucizesi
Dünyanın ısısının nasıl hassas bir ölçüsü vardır?
Allah dünyanın ısısının ideal olması için ne gibi sebepler yaratmıştır?
İçinde yaşadığımız mavi gezegenin her alanında büyük bir canlılık, çeşitlilik ve ihtişamla karşılaşırız. Kıtaların her birinde birbirinden farklı bitkiler, hayvanlar ve insan ırkları dikkati çeker. Şüphesiz bu, Yüce Allah’ın yaratmasındaki çeşitliliktir ve Rabbimiz’in Sani (Sanatçı, nihayetsiz güzellikleri sanatının içinde yaratan) sıfatının tecellilerindendir. Fakat Yüce Allah dünya bir imtihan ortamı olduğu için herşeyi sebepler dahilinde yaratmıştır. Dünyadaki zengin tür çeşitliliğinin sebepler dahilindeki karşılığı da iklimdir. Allah’ın dünyada birbirinden farklı yarattığı bu iklim kuşaklarının ortak özelliği ise her iklim kuşağının kendine özgü sabit bir ısı değerine sahip olması ve genel olarak dünya ısısının da belli sınırlar içinde olmasıdır. Kuşkusuz bu durum Yüce Rabbimiz’in herşeyi bir ölçü ile yaratmasının sonucudur. Ayette bu gerçek şöyle buyrulur:
“Biz her şeyi bir ölçüye göre yarattık” (Kamer Suresi, 49)
www.bulutmucizesi.imanisiteler.com
Devam >>
İman Hakikatleri ve Yaratılış Mucizesi
www.a9.com.tr
Deniz Altındaki Muhteşem Dünya
Bu kitapta, günlük hayatta sıklıkla muhatap olmadığınız, genellikle belgesellerde görebildiğiniz son derece renkli ve muhteşem bir dünya olan deniz altındaki canlıların güzelliği detaylarıyla anlatılmaktadır. İncelenen her canlının ayrı bir uzmanlık gerektiren sisteme sahip olması, görünümündeki simetri ve estetik, algılarındaki komplekslik, hayatta kalmaları için özel olarak yaratılmış organları, akıl gerektiren davranışlar sergilemeleri ve sahip oldukları daha pek çok detay, Yüce Rabbimiz'in sanatının güzelliğini, ilminin zenginliğini, sonsuz akıl ve gücünü ortaya koyan örneklerdendir. Allah benzersiz bir gücün sahibi olan Yaratıcımız'dır.
Ücretsiz olarak okumak için: www.harunyahya.org sitesinde “Kitaplar” bölümünü ziyaret edebilirsiniz.
Devam >>
Diğer İnanç ve Felsefelere Bakış
www.a9.com.tr
Deniz Altındaki Muhteşem Dünya
Bu kitapta, günlük hayatta sıklıkla muhatap olmadığınız, genellikle belgesellerde görebildiğiniz son derece renkli ve muhteşem bir dünya olan deniz altındaki canlıların güzelliği detaylarıyla anlatılmaktadır. İncelenen her canlının ayrı bir uzmanlık gerektiren sisteme sahip olması, görünümündeki simetri ve estetik, algılarındaki komplekslik, hayatta kalmaları için özel olarak yaratılmış organları, akıl gerektiren davranışlar sergilemeleri ve sahip oldukları daha pek çok detay, Yüce Rabbimiz'in sanatının güzelliğini, ilminin zenginliğini, sonsuz akıl ve gücünü ortaya koyan örneklerdendir. Allah benzersiz bir gücün sahibi olan Yaratıcımız'dır.
Ücretsiz olarak okumak için: www.harunyahya.org sitesinde “Kitaplar” bölümünü ziyaret edebilirsiniz.
Devam >>
İman Hakikatleri ve Yaratılış Mucizesi
Bu Ay Neler Var?
www.a9.com.tr
DENİZ ALTINDAKİ MUHTEŞEM DÜNYA
Bu kitapta, günlük hayatta sıklıkla muhatap olmadığınız, genellikle belgesellerde görebildiğiniz son derece renkli ve muhteşem bir dünya olan deniz altındaki canlıların güzelliği detaylarıyla anlatılmaktadır. İncelenen her canlının ayrı bir uzmanlık gerektiren sisteme sahip olması, görünümündeki simetri ve estetik, algılarındaki komplekslik, hayatta kalmaları için özel olarak yaratılmış organları, akıl gerektiren davranışlar sergilemeleri ve sahip oldukları daha pek çok detay, Yüce Rabbimiz'in sanatının güzelliğini, ilminin zenginliğini, sonsuz akıl ve gücünü ortaya koyan örneklerdendir. Allah benzersiz bir gücün sahibi olan Yaratıcımız'dır.
Ücretsiz olarak okumak için: www.harunyahya.org sitesinde “Kitaplar” bölümünü ziyaret edebilirsiniz.
Devam >>
Diğer İnanç ve Felsefelere Bakış
Bu Ay Neler Var?
www.a9.com.tr
DENİZ ALTINDAKİ MUHTEŞEM DÜNYA
Bu kitapta, günlük hayatta sıklıkla muhatap olmadığınız, genellikle belgesellerde görebildiğiniz son derece renkli ve muhteşem bir dünya olan deniz altındaki canlıların güzelliği detaylarıyla anlatılmaktadır. İncelenen her canlının ayrı bir uzmanlık gerektiren sisteme sahip olması, görünümündeki simetri ve estetik, algılarındaki komplekslik, hayatta kalmaları için özel olarak yaratılmış organları, akıl gerektiren davranışlar sergilemeleri ve sahip oldukları daha pek çok detay, Yüce Rabbimiz'in sanatının güzelliğini, ilminin zenginliğini, sonsuz akıl ve gücünü ortaya koyan örneklerdendir. Allah benzersiz bir gücün sahibi olan Yaratıcımız'dır.
Ücretsiz olarak okumak için: www.harunyahya.org sitesinde “Kitaplar” bölümünü ziyaret edebilirsiniz.
Devam >>
Evrim Teorisinin Çöküşü
Evrimcilerin insanla maymunun ortak atadan var oldukları şeklindeki hayali hikayelerinin sözde dayanağı nedir?
Evrimcilerin, şempanzelerdeki bir genin yok olması ile şempanzelerin gelişerek insanlaşmaya başladıklarını iddia etmeleri niçin bilimsel değildir?
Evrimciler hayali senaryolarında maymun fosillerinin çokluğundan yararlanarak insanlarla maymunların ortak bir atadan türediklerini iddia ederler. Bilindiği gibi tarih boyunca 6000’den fazla maymun türü yaşamıştır. Bunların çok büyük bir bölümünün, nesli tükenerek ortadan kaybolmuştur. Bugün yalnızca 120 kadar maymun türü yeryüzünde yaşamaktadır. İşte, bu 6000 civarındaki nesli tükenmiş maymun türünün fosilleri evrimciler için çok zengin bir malzeme kaynağı oluşturur.
Evrimciler, yok olmuş maymun türlerinden işlerine gelen bir bölümünün kafataslarını ve kemiklerini küçükten büyüğe doğru dizmiş, bu seriye nesli tükenmiş bazı insan ırklarına ait kafataslarını da ekleyerek insanın evrimi senaryosunu yazmışlardır. Senaryo şöyledir:
“İnsanlar ve günümüz maymunları ortak atalara sahiptirler. Bu yaratıklar zamanla evrimleşerek bir kısmı günümüz maymunlarını meydana getirmiş, evrimin diğer bir kolunu izleyen bir başka grup da günümüz insanlarını oluşturmuştur”.
Oysa, bütün paleontolojik, anatomik ve biyolojik bulgular bize, evrimin bu iddiasının da diğerleri gibi geçersiz olduğunu göstermektedir. İnsanla maymun arasında herhangi bir akrabalık olduğuna dair hiçbir somut kanıt yoktur. Sahtekarlıklar, çarpıtmalar, göz boyamalar, aldatıcı çizim ve hayali yorumlar dışında...
Fosil kayıtları bizlere, tarih boyunca insanların insan, maymunların da maymun olarak kaldıklarını göstermektedir. Evrimcilerin insanın atası olarak gösterdikleri fosillerin bir bölümü, aslında günümüze çok yakın tarihlere -örneğin 10.000 sene öncesine- kadar yaşamış ve kaybolmuş eski insan ırklarına aittir. Dahası, günümüzde halen yaşamakta olan birçok insan topluluğu ise, evrimcilerin insanın ataları gibi göstermeye çalıştıkları bu soyu tükenmiş insan ırklarıyla aynı fiziksel görünüm ve özellikleri taşımaktadır. Hepsinden önemlisi, maymunlar ve insanlar arasında birçok anatomik farklılıklar bulunmaktadır ve bunların hiçbiri evrimle ortaya çıkabilecek türden değildir. Ancak evrimciler hayali senaryolar üretmeye devam etmektedirler.
Bu hayali senaryolardan biri de, insanlarla maymunlar arasında tek bir gen farkı olduğu, sözde bir mutasyon sonucunda maymunlardaki bir genin kaybolduğu ve bunun insana geçişte önemli bir rol oynadığı şeklindedir. Evrimcilerin ileri sürdüğü bu sözde delilin geçersizliğini şöyle özetleyebiliriz:
www.dogalseleksiyonvedarwinizm.com
Devam >>